Kaygı Ve Sporda Kaygı Yönetimi | Hedef Paniği


Olumsuz düşünceler için aklınızda hiçbir yer     yoktur.
Vuruş değerlendirmeleri ve uygulama incelikleri ile ‘’kendinizi ne kadar çok meşgul ederseniz, zihniniz duygularınızı değerlendirmek için daha az şansa sahiptir’’. Bu tamamen gerilimdir.

Kaygının sporda ki yeri herhalde anlaşılması en güç çözülmesi en derin konulardan biridir desek yeridir. Yüksek kaygı genellikle herhangi bir performans alanındaki insanların her zamanki standartların altında performans göstermelerine neden olmaktadır. Birçok sporcu için kaygı; endişe, gerginlik, ve korku gibi çok tanıdık duyguları ortaya koyar. Gerçekte toplumda, sporda kaygı bir numaralı düşman olarak kabul edilmektedir. Bir yarışmacı, önemli bir anda donakalır veya anlaşılmaz bir şekilde hata yaparsa bahanelerinden bir tanesinin sebebi kaygıdır.

Gerçekte kaygı, elle tutulur bir şey değildir; basit bir şekilde sahip olduğunuz beceriler ile belirli bir spor olayındaki istekleriniz arasındaki dengesiz algılamayı kapsamaktadır. Sportif performansınız kaygının kesin etkisi, onu nasıl yorumladığınıza bağlıdır. Eğer kaygıyı müsabaka için normal bir psikolojik reaksiyon olarak kabul ediyorsanız performansınızı daha az etkileyecektir.
Kaygı başarının eşiğindeyken performansınızı etkilediğinde, sizin reaksiyonunuz nedir? Sadece omuzunuzu silkerek bir daha olmasını mı ümit edersiniz yoksa o sorunu çözmek için bir yol bulur musunuz? Belki onun da bir çözümü vardır.

Rakibi Tanıma

Kaygı ortamda oluşacak ve karşılaştığımız tehditlere karşı hayatımızı idame ettirmek için insan türünün doğal bir reaksiyonudur. 1915 yılında Walter Canon tarafından açıklandığı üzere, mücadele veya uçuş üzerine çok iyi bilinen biyolojik karşılık için hazırlık içerisinde oluşmaktadır. Birçok sporda hayatı devam ettirmek için az bir tehdit bulunmasına rağmen, sporda müsabakası benzer psikolojik ve bedensel yanıtlar teşvik eder. Tehdit, daha çok benlik kavramı veya kendiniz için nasıl algıladığınızdır. Sporda geniş bir yelpazede strese neden olan etkenleri üretir. Diğer taraftan spor; büyüme, kişisel sınırları geri itme ve aynı anda beden ve zihni serbest bırakma fırsatı sunmaktadır.
Burada saklı olan anlam, stresin çok olumlu bir etki verebilmesidir; bazı insanlar stres bazıları da zorluk olarak adlandırabilir. ‘’Buradaki önemli nokta stresi olumsuz olarak algılarsak kaygı ile sonuçlanabilir’’ işte bu nedenle, zorlukların üstesinden gelmek bu taleplerinizi ve kapasitenizi nasıl gördüğünüze bağlıdır.

Kaygı; sporun getirdiği şüphe hakkında sonucu hakkında kendimiz hakkında güvenlik hakkında ve kimin ne düşündüğü hakkında endişe ve gerilim hisleri tarafından karakterize edilen bir duygudur.
Tüm yaş gruplarında kadın sporcular, erkeklere göre genellikle daha kaygılıdırlar. Buna binaen erkeklere göre kadınlar daha çok sosyal desteğe ihtiyaç duyar.

Performans Ve Kaygı

‘’Belirli bir spor olayının üstesinden gelebileceğinize inanıyorsanız, başarı üzerinde olumlu beklentiler ile hedefinize ulaşmak için çabalama eğilimine girmeniz gerekecektir.’’ Olumlu beklentilere sahip olmak kendinizi daha güvenli hissetmeniz yardımcı olur ve bu nedenle en iyi performansınızı elde etmenizi sağlar. Çünkü ‘’kaygının varılığı sizin algılarınıza bağlıdır, kişisel ve tahmin edilemez bir olgudur. Eğer yaptığınız görev ile ilgili taleplerinizin arttığını veya yeteneğinizin azaldığını düşünüyorsanız, kaygı oluşma eğilimindedir’’

Olayın Önemi Ve Sonuç

Araştırmaların sonuçlarına göre, uluslararası şampiyonlarda müsabakaya katılanların yaklaık olarak yüzde 66’sı kaygıya sahip olurken; olimpiyat finallerinde bu oran yüzde 99’a yükselmektedir. Bazı sporcular bölgesel ve ulusal müsabakalarda çok iyidir fakat uluslararsı müsabakalarda, büyük bir kalabalık karşısında performans düzeyleri önemli derecede düşüş göstermektedir.
Ünlü bir Antrenörünün ifade ettiği gibi ‘’Oyununu oyna, olayı değil.’’ Sözü heralde ifade etmek istediklerimize bir ışık yakmış olsa gerek.

Kısaca yazımızı özetlememiz gerekecek olursa; açıkça sporda birçok kaygı verici anlar olabilmektedir. Kaygı bazen performansa zarar veren ekstra bir rakip olarak bir düşman gibi hareket edebilir. Konfüçyüs’ün söylediği gibi, ‘’Ayağınızın altında dağ değildir, sizi yıpratmakta olan ayağınızdaki bir taştır.’’ Açıkça, spor çoklu stres etkenlerini sunmalıdır. Eğer zorluk olmazsa spor bir spor olmaz. Biraz baskı olması gerekir; herhangi bir sporcu için önemli olan soru; ‘’Hangi düzey optimaldir?’’ olmalıdır. Kaygı tek başına bir düşman olarak algılanmamalıdır. Ayrıca kaygı, üst düzey performans için nazik bir dürtü temin eden bir arkadaştır.’’

Eee artık yazımızın sonuna geldik amacımız kaygıyı etkileyen unsurları ele almaktı elbette kaygı konusu bu kadarlık bir yazıyla bitmiş olamaz bu aşamadan sonra kaygı ile daha derin yazılarda görüşmek dileği ile... 
Bu yazımızda Spor Psikolojisi (INSIDE SPORT PSYCHOLOGY) – COSTAS I.KARAGEORGHIS PETER C.TERRY Kitabı baz alınarak ve başlık ve konulardan yararlanılarak oluşturulmuştur.

                                              
OKÇULUK BİR SERÜVENDİR







                                                Yunus YILMAZ
                                          Site Kurucusu ve Yönetici
                                                                    www.okcuseruveni.com



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.